James Whale: "God of The Monster"

"The future is just old age and illness and pain.... I must have peace and this is the only way"

James Whale, 1889 yılında doğmuş olmakla mustarip fakir bir ingiliz gay çocuğudur cümlesiyle acıtasyonun tavanına ulaştırarak başlıyorum. Bir an cümle kurarken kahroldum... Neyse; Kendileri yönettiği özellikle Frankenstein, The Invisible Man ve Bride of Frankenstein adlı üç kült korku filmiyle bilinmektedir. Türün temelini oluşturan bu filmler, yarattığı estetiksel açıdan mükemmel canavar figürleri, tiyatro yönetmenliğinden geldiği için filmlerin zemininde yatan dramatik kökler, filmleri 80 yıl sonra bile izlenir durumdadır. Bu yüzden türün yön almasında önemli bir eli olan James Whale, Canavarların Tanrısı lakabını tümüyle hakketmektedir. Yıl 1957'de depresyona girmiş sonra intihar etmiştir. Ve şu notu bırkamış; " Gelecek sadece yaşlılık, hastalık ve acı ihtiva ediyor.... Huzura kavuşmam lazım ve yalnızca tek yolu var..."

James Whale, who grew up poor in an English mining town, learned to put on plays in a World War I German prison camp. Postwar theatre work took him to the London stage, then Broadway, then a contract with Paramount, as dialog director for Howard Hughes' Hell's Angels (1930). He began his contribution to the horror film genre with his move to Universal, directing Boris Karloff in Frankenstein (1931), notable for its sympathetic presentation of the monster, and The Invisible Man (1933) and Bride of Frankenstein (1935), both notable for the humor he injected into horror. As horror movies lost favor, he retreated to a more private and hedonistic life including painting and all-male pool parties, at one point separating from his longtime lover David Lewis, suffering several strokes, finally committing suicide by drowning in his pool (he was afraid of water). His suicide note, to Lewis, read "The future is just old age and illness and pain.... I must have peace and this is the only way".

The Witness (2000)


hakkında -/- info:
Jenny Stein, USA, English, 43 min
http://www.imdb.com/title/tt0264181/
http://www.witnessfilm.org/

BİR KÜRK ELDE ETMEK İÇİN: 9-15 kunduz, 16-22 karakulak, 20-30 kedi, 30 - 200 çinçila, 12-16 çakal, 15-20 köpek, 10-20 tilki, 8-12 vaşak,  50-60 sansar, 30-70 mink, 25-35 Misk faresi, 26-34 Bataklık kunduzu, 10-16 su samuru, 45-55 kokarca, 30-40 tavşan, 30-40 rakun, 60-70 samur, 6-10 fok balığı KATLEDİLİYOR! Belgesel bu konuda hayvanlara yapılan zulmün sadece bir diğer hali olan kürk endüstrisinin gerçeklerini Shawn Michael Perry'nin gözünden değerlendiriyor.

How does a construction contractor from a tough Brooklyn neighborhood become an impassioned animal advocate? In the award-winning documentary THE WITNESS, Eddie Lama explains how he feared and avoided animals for most of his life, until the love of a kitten opened his heart, inspiring him to rescue abandoned animals and bring his message of compassion to the streets of New York. With humor and sincerity, Eddie tells the story of his remarkable change in consciousness. THE WITNESS has been an official selection in 32 film festivals where it has received eight awards for Best Documentary and two for Best of Festival. It has been broadcast on the independent film showcases of several regional PBS stations, as well as LinkTV, FreeSpeech TV, and United Kingdom's Community Channel. Thus far, the film has been translated into 11 languages, including Russian and Chinese. 

fragman -/- trailer:
http://youtu.be/3Gv0y1qYx1w

online izle -/- watch online:
http://vimeo.com/33722909 TR Altyazılı (with TR Subs)

indir -/- download:
The.Witness.DVDRip.AC3.TRSubs-MOACM
http://goo.gl/xrTQ0

torrent:
The.Witness.DVDRip.AC3.TRSubs-MOACM
 http://goo.gl/9NfVF

altyazı -/- subtitles:
http://divxplanet.com/sub/s/229340/The-Witness.html

2/5BZ Sızır Aleyhisselamın Efkarı (Opua Dişın Koleji)


hakkında -/- info:
http://www.2-5bz.com/
http://www.gozel.tv/
http://2-5bz.tumblr.com/berbatzoksal/
http://gozel.tumblr.com/
http://www.wix.com/berbatzoksal/2serhat5bz/
http://www.vimeo.com/berbatzoksal/
http://soundcloud.com/2-5bz/tracks/
http://www.myspace.com/gozelrecords/

Endonezya Ahlak Punk Kampı - Indonesia Morality Punk Camp
http://www.youtube.com/watch?v=Tt8kBZL9TQI


En Aşşağı 200 Yıl (Dünyada Belirleyici Bir Ölüme Sahip)
http://www.youtube.com/watch?v=kaCH0w-tYnc


İşte Beklene Gün ! Adorno Bedüzzaman Diyaloğu
http://www.youtube.com/watch?v=CTskuxw8P3w


2/5BZ - FUYIT (Opua Dişın Düzenin 7 Ceddine -1994)
http://www.youtube.com/watch?v=53u2m5LW2MA

Bombalara Paralel Bildiri Yağmuru
http://www.youtube.com/watch?v=wF9GT2wRXKQ

Somali'de Cemaat Düğünü
http://www.youtube.com/watch?v=5TzD5lmO59c
"mutsuz gelinin yüzüne inanın; onun yüzü daha şimdiden yaşanan ve yaşanacak olan bir başka cehennemin habercisidir."

Ezber Bozmak 2007 - 2011
http://www.youtube.com/watch?v=TYmkSnCRB9Q
"AK Parti hükümetleri olarak, bu ülkede değişmeyen alışkanlıkları,
uygulamaları değiştirmeye, hukukla bağdaşmayan uygulamaları hukukla bağdaştırma
noktasında kararlıyız. Herkesin ezberlerini bozduk, daha çok bozacağımız ezber var"

Press (2010)



hakkında -/- info:
Sedat Yılmaz, 2011, TR, Turkish-Kurdish, 100 min
http://www.imdb.com/title/tt1834872/
http://www.pressfilm.net/
http://en.wikipedia.org/wiki/Press_%28film%29
http://www.politiksinema.net/press-fragmani.html
http://bianet.org/bianet/sanat/129343-press-filmine-istanbul-film-festivalinden-uc-odul
http://www.yuksekovaguncel.com/haber_detay.php?id=19822
http://www.yetenekdusmani.com/press-filmi.html

“Bunlar gazeteci kılığında militanlar, birbirlerini vuruyorlar. Devlet cinayet işlemez.” (Süleyman Demirel, 1992)

1990′ların başında yayın hayatına başladıktan kısa bir süre sonra devletin engellemeleri ve baskılarına maruz kalan Gündem gazetesinin muhabirlerine yönelik baskılar, işkence ve cinayetler, yönetmen-senarist Sedat Yılmaz tarafından Press adıyla beyaz perdeye aktarıldı. OHAL dönemi koşullarında bölgede gazetecilik yapan gündem gazetesi muhabirlerinin yaşadıklarının anlatıldığı film,insana kaçınılmazca, özgürlükten,insan haklarından,basın etiğinden,gazetecilik vazifesinden bahsedip duran;bunu da özellikle hükümetten aldıkları teşvikler kesilince yapan “körler sağırlar birbirlerini ağırlar” medyasının egosantrik ve maddi-manevi cülusperver gazetecilerininin (??!!!!!) o zamanlarda neler yazdığını, nelerle uğraştığını ve nelere gözlerini ve vicdanlarını üç kuruşa kapatabildiklerini düşündürtüyor.

In the first half of the 1990’s, on those days when intense skirmish between the kurdish guerillas and the turkish government took place, a handful of young journalists were struggling to proclaim the ongoing violations of human rights to the world. On those days of increasing pressure, the office staff fights both to survive and to reveal the facts. Journalism is no longer a profession, but a a matter of life or death for them. the English word was used in the original title of the film because of the double meaning of the word, both describing the work done and the pressure on the journalists.

fragman -/- trailer:
http://youtu.be/0eF12_B8A1Q

online izle -/- watch online:
http://bit.ly/ud4QXQ
--- yada -/- or ---
http://videozer.com/video/9CC59hi

indir -/- download:
Press DVDRip
http://www.wupload.com/file/1921515902/Prss.2011.TR.DvDRiP.XviD.avi
--- yada -/- or ---
https://rapidshare.com/files/1559699349/press.part1.rar
https://rapidshare.com/files/1295374912/press.part2.rar
Press 2011 DVDRip BTRG
http://www.fileserve.com/file/pBx7Kk5
--- yada -/- or ---
http://www.wupload.com/file/1881529357
Press DVDRip XviD - LTRG
http://www.wupload.com/file/1918701097
--- yada -/- or ---
http://www.fileserve.com/file/qhM3a3s
http://www.fileserve.com/file/7p6FM4t
http://www.fileserve.com/file/SCcH3cY
http://www.fileserve.com/file/5hfdwXt
Press DVDRip XviD - OpeD
http://ul.to/zo532rwf/Press.2011.TR.DvDRiP.XviD-OpeD.part1.rar
http://ul.to/6jwwjdfn/Press.2011.TR.DvDRiP.XviD-OpeD.part2.rar
--- yada -/- or ---
http://www.uploadstation.com/file/P5F65fK/Press.2011.TR.DvDRiP.XviD-OpeD.part1.rar
http://www.uploadstation.com/file/vxsyS8E/Press.2011.TR.DvDRiP.XviD-OpeD.part2.rar
--- yada -/- or ---
http://x7.to/p5fz1s/Press.2011.TR.DvDRiP.XviD-OpeD.part1.rar
http://x7.to/cf1ukn/Press.2011.TR.DvDRiP.XviD-OpeD.part2.rar
Press DVD5 - OpeD
http://ul.to/nyr4focu/Press.2010.DVD5.TR-OpeD.part2.rar
http://ul.to/v7sjwn49/Press.2010.DVD5.TR-OpeD.part1.rar
http://ul.to/efqx6jwo/Press.2010.DVD5.TR-OpeD.part3.rar
http://ul.to/w0e6g2tl/Press.2010.DVD5.TR-OpeD.part5.rar
http://ul.to/x1zjjw3q/Press.2010.DVD5.TR-OpeD.part4.rar

altyazı -/- subtitles:
http://divxplanet.com/sub/m/28436/Press.html
http://sinema.yedincigemi.com/7g-76338-Press.html

5 No'lu Cezaevi (2010)



hakkında -/- info:
Çayan Demirel, 2010, 111 min

http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=5+nolu+cezaevi
http://firatnews.eu/index.php?rupel=nuce&nuceID=53055
http://www.diyarbakirzindani.com/index.php?option=com_content&task=view&id=26&Itemid=9

Belgesel; 12 eylül 1980 askeri darbesinden sonra en ağır insan hakları ihlalleriyle anılan Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi’nde yaşananları,tutuklu ve hükümlülerin çoğunun Kürt olduğu bu cezaevinde tüm tutuklulara, devletçe ne tür sistematik işkenceler yapıldığını ve nasıl Türkleştirme politikalarının uygulandığını da gösteriyor. Dönemin askeri yetkilileri cezaevini bir “askeri okul” olarak nitelerken tutuklular o dönemi “vahşet yılları” olarak hatırlıyor. Onlara göre bu vahşetin zincirlerini kırabilmek için de tek bir yol vardı o da direnmek veya kendini feda etmek. Tutuklular zincirleri kırmak için mücadele ettiler. 'The Times' gazetesine göre, “dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi” arasında yer almaktadır. 1981 ve 1984 yılları arasında cezaevinde 34 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi sakat kaldı. Belgesel, cezaevinde yaşananları, direnenleri ve geride bıraktıklarını anlatıyor. “5 no’lu cezaevi: 1980-84″ belgeseli 30 yıl sonra yaşananları tanıkların ve yakınlarının diliyle aktarıyor.

Director Çayan Demirel has turned the events that occurred at diyarbakır prison no.5 during and after the 1980 military coup into a documentary based on eye-witness accounts. many politicians, artists, journalists and academics in turkey were put on trial and then sent to prison during and after the coup. The torture they were subjected to in the prisons has been slowly revealed over the years. diyarbakır prison No.5 holds the most significant place among these prisons. Documentary filmmaker Demirel, decided to contribute to revealing the torture that was carried out in the prison. he made a documentary called “diyarbakır No.5,” which focuses on kurdish prisoners, based on eye-witness accounts.

online izle -/- watch online:
http://youtu.be/DvHPHsJzbrA

indir -/- download:
http://pastebin.com/Zdy5m58v
linkler dosyanın içindedir (links are in the file)

DOCUMENTARY ON AMAZON ACTIVIST ZE CLAUDIO



hakkında -/- info:
http://www.vice.com/toxic/toxic-amazon-full-length
http://en.wikipedia.org/wiki/Jos%C3%A9_Cl%C3%A1udio_Ribeiro_da_Silva
http://www.aljazeera.com/news/americas/2011/05/201152420380498450.html

On May 24, 2011—the same day Brazil's Parliament voted to decrease logging restrictions in the country's Forest Code—married environmental activists Zé Cláudio Ribeiro and Maria do Espirito Santo were shot to death outside their house in the Amazonian state of Para. A month later we traveled to Zé Cláudio's hometown of Marabá, which was once in the middle of the rainforest and is now surrounded by miles and miles of clearcut cattle land. As the investigation into Zé and Maria's murders went nowhere, we drove into the forest to the site of the killings, followed the heavily armed men of Brazil's environmental protection agency as they busted up illegal timber mills, visited the militant squatters of Brazil's Landless Movement, met modern day slaves, and marveled at the lawless, violent atmosphere that permeates the town locals call Marabála (that means Mara-bullets).

fragman -/- trailer:
http://youtu.be/Haf9uecIaeo

online izle -/- watch online:
TOXIC: AMAZON: FULL LENGTH
ingilizce altyazılı (with eng subs)


Al Jazeera Correspondent - The Crying Forest
http://youtu.be/J5M2B2qP0SQ
ingilizce altyazılı (with eng subs)

Resident Anti-Hero - The Battle Of Mechanopolis Vol. 2



hakkında -/- info:
http://www.residentantihero.com/
http://residentantihero.bandcamp.com/
http://www.myspace.com/residentantihero
http://www.youtube.com/residentantihero
http://www.facebook.com/pages/Resident-Anti-Hero-Etheric-Double/166445116734267

online dinle -/- listen online:
http://residentantihero.bandcamp.com/releases

8BITS (Kısa Film)



hakkında -/- info:
http://www.8bitsmovie.com/
A short movie directed by
Valere Amirault, Jean Delaunay, Sarah Laufer, Benjamin Mattern

Allegro (2005)



hakkında -/- info:
Christoffer Boe, Denmark-Danish, 2005, 88 min

http://www.imdb.com/title/tt0424789/
http://en.wikipedia.org/wiki/Allegro_%282005_film%29
http://www.bakiniz.com/allegro-pismanliklar-icin-ikinci-bir-sans/

Allegro, geçmişine sünger çekerek müzikte mükemmelliğe ulaşan bir piyanistin, doğduğu şehre dönüş hikayesi. Çocukluğundan beri mükemmeliyetçi bir piyanist olan Zetterstrom geçmişine dair hiçbir şey hatırlamamaktadır. Doğduğu şehri, aşık olduğu kadını ve tüm anılarını bilinçaltının minik kutularına doldurup derinlere saklayan bu piyanistin arkasında anılarının hapsedildiği bir “Bölge” kalmıştır. Onun geçmişini saklayan bu Bölge’ye kimse girememektedir. Anılarının hapsedildiğini öğrenince o da Bölge’yi görmek üzere doğduğu şehre döner. Bu gizemli bölgede gezinirken yaptığı seçimleri ve hayatına verdiği yönü sorgular. Fakat geçmişini kurtarabilmesi için öncelikle geçmişiyle hatırlaması ve yüzleşmesi gereklidir. Böylece Zetterstorm’un kendi iç dünyasına, bastırılmış duygularına, anılarına yolculuk başlar.

Zetterstrøm (Ulrich Thomsen) once had a love affair with a woman (Helena Christensen), then left her and forgot all about his past, in favour of his musical career. While he is away from Copenhagen, a supernatural incident occurs, making the central part of Copenhagen inaccessible, over time it becomes impossible to enter the area due to some invisible shield. When Zetterstrøm returns to Copenhagen, he is oblivious of this incident, and is guided by a mysterious man (Henning Moritzen) into the zone. Inside the zone, Zetterstrøm must re-experience his unresolved and traumatic love affair.

fragman -/- trailer:
http://www.imdb.com/video/screenplay/vi4222943513/

online izle -/- watch online:

http://www.videobb.com/watch_video.php?v=ReCcRzex4xTb
--- yada -/- or ---
http://videozer.com/video/byUVlT8

indir -/- download:
Allegro.2005.DVDRip

http://bit.ly/rOzAUB (filesonic)
--- yada -/- or ---
http://bit.ly/uxORAp (fileserve)
türkçe&ingilizce altyazı dahil (with tr&eng subs)
--- yada -/- or ---
http://www.fileserve.com/file/aSXKtPv
http://www.fileserve.com/file/7EfBhWV
http://www.fileserve.com/file/Ytp9keb

torrent:
Allegro.2005.DVDRip.XviD-TheWretched

http://bit.ly/uMRGvS
--- yada -/- or ---
http://bit.ly/tyJNWL
torrents.to arama sonuçları (torrents.to search results)
http://bit.ly/sE0KW0

altyazı -/- subtitles:
http://divxplanet.com/sub/m/8289/Allegro.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/0424789/allegro.html
http://www.opensubtitles.org/tr/search/sublanguageid-all/idmovie-18655

Municia - Koncentrovaný hnev (2011)



hakkında -/- info:
http://bandzone.cz/municia
http://www.facebook.com/municia

Municia ("Ammunition", "Munition") are Oi!Crust pioneers from streets of Bratislava (Slovakia). Their music is mix of oi,crust and hardcore with violence lyrics and attitude. They start as a band in 2006, but their first album came at September 2011 and it called "Koncentrovany hnev" ("Concentration of Anger").

1. Nitro
02. Palpále Boldimo
03. Agresia
04. Municia
05. Deň zúčtovania
06. V troskách
07. Nenávisť
08. Falošná tvár
09. Skurvené socky
10. Obluda
11. Outro

indir -/- download:
http://www.mirrorcreator.com/files/SFVBWTMI/

Brazil (1985)

Terry Gilliam, United Kingdom, Engilish, 142 min, 1985

http://www.imdb.com/title/tt0088846/
http://en.wikipedia.org/wiki/Brazil_%28film%29
http://www.rottentomatoes.com/m/1003033-brazil/
http://www.metacritic.com/movie/brazil
http://www.allrovi.com/movies/movie/brazil-v6977


Gerçek terörist devlet midir?



Bu soru filmde asıl yatan konu. Brazil, Terry Gilliam'ın bilinmeyen bir gelecek zamanda geçen, toteliter bir devlet yönetimin altındaki insanların, bürokrasi denen bir kabus içinde ezildiğini tasvir eden bir başyapıtı. Fevkalade bir görsellik ve hayal dünyası sahip olan film Terry Gilliam'ın binbir zorluklardan sonra yayınlatmayı başardığı bir klasik. George Orwell'in klasik romanı, 1984 temel alan film geçtiği mekan itibariyle ve uğraştığı konularla Kafka'ya bir selam niteliğinde. Film hakkında söyleniblecek herşeyi içeren bir incelemeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum,

alıntı:
Gerçek mi Rüya mı?

Distopya kelimesine sözlükte karşılık gelen anlama bakacak olursak: “Ütopik toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılır.” yazısını görürüz. Yani gerçekte olan “olmayan yer” anlamına gelen ütopik kelimesinin her zaman için kullanılan anlamı olan “iyi bir yer” tanımını göz önüne alırsak distopya “ kötü bir yer” anlamına gelmektedir. Brazil filmi tam anlamıyla distopik bir filmdir. Çünkü film tam olarak da düzenli bir kaosun (Terry Gilliam’ın takma adı Kaptan Kaos’tur.) zaman ve mekân örüntüsü içerisinde yansıtılmaktadır seyirciye. Filmin adının ortaya çıkış hikâyesi ise ilginçtir. Terry Gilliam bir gün endüstriyel kirliliğin tüm sevimsizliğiyle gözler önüne serildiği bir liman kahvesinde otururken etraftaki gri atmosfer, liman işçilerinin yüzlerindeki mutsuzluk arasında 1939 yılına ait “Aquarela do Brasil” parçasını duyar bir adamın radyosundan. Hareketli bir ezgiye sahip olan parçanın yönetmenin bulunduğu ortam ile tezat oluşturması Brazil filminin temellerinin atılmasını sağlamıştır. Film içerisinde aslında Brezilya ile ilgili herhangi bir hikâye ya da olay yer almamasına rağmen film adını bu parçadan alır. Filmde de sürekli çalan parça aslında tam da filmde de bulunduğu atmosfer ile tezat yaratmaktadır.


Brazil filmi tür olarak fantezi, komedi, drama öğelerini barındırmaktadır. Kafka ve Orwell eserlerinin benzeri atmosferler çağrıştıran film, Orwell’in “1984” adlı eserinin benzeri imgeler barındırmaktadır. Enteresan olan ise yönetmenin film çekilmeden önce “1984” adlı eseri okumadığını belirtmesidir. Ne kadar gerçektir bilinmez ama yine de filmin başarısına gölge düşürecek bir sorun yaratmaz bu durum.

Film genç bir devlet memuru olan Sam Lowry’nin hayallerinde geçmektedir aslında. Terry Gilliam’ın sevdiği birçok tarzı bir arada barındırır film: Rüyalar, hayaller, sistem eleştirisi, farklı bir anlatım ve bakış açısı. Brazil filmi Gilliam filmografisinde bir üçleme içerisinde incelenmektedir denilebilir. Sırasıyla Time Bandist (1983), Brazil (1985) ve Adventures of Baron Munchausen (1989). Birçok imgenin, düşüncenin, dikkat çekici diyalogun yer aldığı bu filmlerin ana teması rüyalar ve fantezilerdir. Yönetmen Time Bandits filmiyle bir çocuğun gözünden, Brazil filmiyle bir yetişkinin gözünden, son olarak da Adventures of Baron filmiyle de yaşlı bir adamın gözünden rüya temasını mercek altına almıştır. Filmleri için aşırı bir emek ve zaman harcayan, ince eleyip sık dokuyan Gilliam’ın Brazil filminin çekimlerinin bitmesine doğru aşırı stres ve beğenilmeme korkusu yüzünden yürüme yeteneğini kaybettiği söylenir.

Filmin konusuna geçecek olursak, “Sıradan bir devlet memuru olan Sam Lowry (Jonathan Pryce)’nin sıra dışı hikâyesi.” diyebiliriz basitçe ama hiç de basit olmayan bir anlatımla. Sam Lowry bilgi bakanlığında çalışmaktadır. Bilgisayarlar tarafından yönetilen bir dünyada kendi içine kapanmış, hayallerinde yaşayan bir istatistikçidir. Gilliam tarafından yaratılan mekân bürokrasinin yoğun olarak hissedildiği, tam anlamıyla kan emici bir hükümet tarafından yönetilen bir yerdir. İnsanların kendi elleriyle yarattığı makineler insanların hayatlarını bir paradoksa sokmak için çalışması ile ön plana çıkarılmıştır. Terry Gilliam'ın bu denli sistem karşıtı olmasının nedeni kimilerince yaşadığı bir olaya bağlanır. Kısaca açıklamak gerekirse yönetmen ve eşi iyi niyetli protestocu bir grubun arasına karışır, sonrasında ise polis ile karşı karşıya kalırlar ve... Terry Gilliam daha sonraları bu acı olayı şöyle tanımlayacaktır: "Cehennemi tattığım ilk an oldu..." Bu küçük anı da bize Gilliam sineması ile ilgili birçok bilinmeyeni açıklar (Yaşadığı bu olay sonrasında Gilliam ABD’yi tamamen terk etmiş ve İngiltere’ye yerleşmiştir). Sam Lowry’nin gerçek dünyadan koparak hayallere dalması yönetmenin en sevdiği konuları ele almasını yansıtır. Bürokrasi ve teknoloji kapanına sıkışmış olan Sam mutluluğu ve kaçışı hayallerde bulur. Rüyasında sürekli olarak aynı kadını, yani Jill’i (Kim Greist) kurtardığını görür. Mitolojik göndermeler de içeren filmde Sam Lowry kendini İkarus -Yunan mitolojisinde Dedalus’un oğludur. Kapatıldıkları kafesten kaçmak için babasının balmumundan yaptığı kanatları kullanırlar. Kaçarken güneşin cazibesine ve çekiciğine dayanamayıp ona doğru kanatlanan İkarus kanatları eriyince denize düşerek ölmüştür- ile özdeşleştirir hayallerinde.
Jill ise aslında devlet tarafından aranan bir terörist olarak gösterilmektedir. Ama Jill’in söylediği bir cümle de hayli düşündürücüdür: “Ne teröristi? Sen gerçek bir terörist gördün mü hiç?” Filmde gerçekten de gerçek bir terörist yoktur aslında. Filmin başında ise terörist saldırıların 13 yıldır söylendiği belirtilmiştir. Bu durum da insanın aklına (tam da Gilliam’ın istediği gibi) “Gerçek terörist devlet midir?” sorusunu getirir.

Her sahnesi başlı başına bir olay, bir konu olan filmde kısa fakat garip ve dikkat çekici rolüyle Robert De Niro’yu da görürüz. Bol bol söylediği “We are all in together” sözüyle garip tesisatçı Harry Tuttle rolünde görülmektedir. Filmde aslında tüm karakterler için “garip” sözünü kullansak çok da yanılmayız. Sam’in estetik düşkünü annesi, Sam’in hayallerinde yaşattığı, sevdiği, kurtardığı fakat sistem tarafından terörist ilan edilmiş bir kadın, tesisatçılar, bol bol su boruları, ileri derecede gelişmiş bilgisayarlar, garip yaratıklar, “we do the work, you do the pleasure” sloganıyla çalışan central services personeli (Bob Hoskins, Bryan Pringle)…
Özetleyecek olursak Gilliam filmografisinde çok iyi bir yere sahip olan film yukarıda anlatılanların dışında aynı zamanda kara bir mizah içerdiği için tebessüm ettiren, düşündüren bir yapıda. Gilliam hakkında bilgi sahibi olmak, türünün en iyi filmlerinden birini izlemek, kara mizah tarzının inceliklerini öğrenmek ve içinde bulunduğumuz ve bulunacağımız geleceğe bir göz atmanız için kesinlikle izlemeniz gereken bir film.

Bunca zaman kenarda beklettiğim bu kült filmi kenarda beklettiğim için kendime küfrederken, kaçırılmaması gereken bir sahneyide paylaşayım sizinle,



Film yaşadığımız bürokratik sorunlar itibariyle bize fazla uzak sayılmaz aslında. Filmin sonuda kendisi kadar mükemmeldir. Film izlemeden bir kez ve izledikten sonra bir kez daha izleyin derim. 142dk'lık Criterion Collection ya da Director Cut sürümüyle izleyin unutmayın. Son olarak tüm amerikan kapitalist film stüdyoların amına koyayım. Böyle bir filmi çıkarılmaması için uğraşanlar, bu kadar mı orospuçocuğu olunur. Ted Browning'e de yaptıkları aynısıydı piçlerin. Bakınız; BURAYA



eng

One of the truest statements about originality in art comes from T.S. Eliot: "Immature poets imitate; mature poets steal." Terry Gilliam is one of cinema's mature poets. His "Brazil" features homages to numerous other films, ranging from "Modern Times" to "The Empire Strikes Back," and its plot is broadly similar to "Nineteen Eighty-Four." Yet the result is intriguingly fresh and creative.

The best adjective to describe the movie's tone is "whimsical." It's the type of sci-fi film with an almost childlike fascination with strange sights and happenings. Rarely has a film so pessimistic been this much fun. Many sci-fi films since "Brazil" have attempted a similar approach, usually with little success. The chief problem with most such films (e.g. "The Fifth Element") is that they get bogged down in plot at the expense of emotional resonance. "Brazil" avoids this fate: while the movie possesses psychological and thematic complexity, its plot is fairly simple, and the humor, quirky as it is, never relies on throwaway gags. Even the oddest moments have a certain poignance.

The story seems to take place in a fascist alternative world. It isn't "the future" exactly. The technology is weird-looking but hardly superior to anything in our world. Money transactions are sent through pipes in what looks sort of like a crude version of ATM. (One of the film's several nods to silent movies occurs after a character tries to stuff one of these pipes with wads of paper.) The pop culture references are positively retro, from the title song to scenes from the film "Casablanca."

The evil of the government in this film is driven not so much by cruelty as by bureaucratic incompetence, much of which is played for laughs. But some of the scenes look eerie today, in our post-9/11 world, and are good fodder for conspiracy theorists. Pay particular attention to the scene where the official boasts that the government is winning its war against "the terrorists." The movie is ambiguous as to whether there are any real terrorists, and we have a sneaking suspicion that the explosions are caused by the government itself. The plot is set in motion by a typographical error leading an innocent man to be arrested instead of a suspected terrorist. The movie is not about this man but about a meek government worker, Sam Lowry (Jonathan Pryce), who's observing from the sidelines. Robert De Niro has a cameo as the wanted "terrorist" whose crime, from what we see, consists of doing home repairs without the proper paperwork.

I have noticed that most of the classic dystopian tales are fundamentally similar to one another. But "Brazil" approaches the genre in a uniquely psychological way. Sam Lowry is different from the standard protagonist who rebels against the government due to noble motives. He doesn't seem to have any larger goals than his own personal ones. He isn't trying to make the world a better place. He's only longing for a better life for himself, one more exciting and romantic than the humdrum existence he currently occupies, where he's beset by an overbearing mother, a pitiful boss, and a dull job. In the midst of this bureaucratic nightmare state, he cares only about such matters as getting his air conditioning fixed and stalking a female stranger who physically resembles his fantasy woman--or so he perceives. The woman, as played by Kim Greist, appears in his fantasies as a helpless damsel with long, flowing hair and a silky dress who sits in a cage while he battles a giant Samurai warrior. The real-life woman he pursues, also played by Greist, sports a butch haircut, drives a large truck, and has a cigarette dangling from the corner of her mouth.

It's a testament to Pryce's performance that he commands our total sympathy the whole time. We feel for him and go along with the romantic adventure he attempts to create for himself. His nervous, stammering personality is one that would have been easy to overdo, yet Pryce strikes just the right note, especially as we begin questioning the character's sanity. At one point, another character tells him that "You're paranoid; you've got no sense of reality." But who wouldn't be paranoid in such a setting? The scene brings to mind the old joke that goes "You're not paranoid. Everyone really is out to get you." The movie inhabits such a whacky, surreal world full of strange people and sights that Sam Lowry almost seems sensible by comparison. Creating a character like this was a fresh, innovative twist on a genre that normally loses sight of human personalities.

fragman -/- trailer:

http://youtu.be/4Wh2b1eZFUM

online izle -/- watch online:

http://goo.by/w82NX4

indir -/- download:

Brazil.1985.Criterion.Collection.DvdRip.XviD.ac3-Arcon

http://pastebin.com/8R2X8JEG
http://pastebin.com/bWDVGhR9
http://pastebin.com/HhrVU9Ld

Brazil (1985) 720p BluRay X264-AMIABLE
Brazil.1985.720p.BluRay.X264-AMIABLE
Date .....: 3rd July 2011
Runtime ..: 02:11:40
Size .....: 5.47gb
Video ....: 1280x688 (X264 @ 23.976fps)
Bitrate ..: 4396kbps
Audio ....: DTS 1509kbps
Source ...: Retail Region A Blu-Ray
Lang .....: English
Subs .....: English / French / Spanish
http://pastebin.com/DBXysDiR

torrent:

Brazil 1985 WS Director's Cut
http://thepiratebay.org/torrent/4747606/Brazil_1985_WS_Director_s_Cut_XviD_MultiSub_-_WunSeeDee_-

Brazil 1985 720p BluRay x264-CHD
http://btjunkie.org/torrent/Brazil-1985-720p-BluRay-x264-CHD/43585571499c2a83bb4004fb5f3b40fdb875d139ecd4

Brazil 1985 x264 DTS-WAF
http://btjunkie.org/torrent/Brazil-1985-x264-DTS-WAF/43581a03b60486297bb2d03e7c9e962516bf4c473310

Brazil 1985 720p BRRip x264-x0r
http://www.vertor.com/torrents/2421631/Brazil-1985-720p-BRRip-x264-x0r

altyazı -/- subtitles:


http://sinema.yedincigemi.com/7g-101-Brazil.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/0088846/brazil.html
http://divxplanet.com/sub/m/883/Brazil.html
http://www.podnapisi.net/index.php/ppodnapisi/search?tbsl=1&sJ=2&sY=&submit=Search&sK=Brazil

I'm Here (2010) (tr altyazılı)



Spike Jonze, USA, Engilish, 30 min, 2010

http://en.wikipedia.org/wiki/I%27m_Here_(film)
http://www.imdb.com/title/tt1571404/

tr
Spike Jonze'un iki robot arasındaki aşk hikayesini anlatan bir kısa film I'm Here...

"Aşkınız için ne kadar ileriye gidebilirsiniz" temalı bu kısa film, Spike Jonze'un sihirli bir dokunuşu...

Robotların insanileşme, özlerinde var olmayan duyguları oluşturma ve insanlardan daha insani bir konuma gelme süreci, yaratıcı beyinlerin çok sevdiği bir konu. Robotların sonradan kendilerinde oluşturdukları bu duygulara ucundan kıyısından sahip olmaya başladıkları an, bunun sonuna kadar kıymetini bilir hale gelmesi ve kamera insanlara döndüğü an hangi tarafın daha mekanik olduğuna karar veremez hale gelmeniz... İşte, günden güne daha bencil hale gelip, duygularını bastırdıkça bastıran insanlığın, robotlardan daha robot olma sürecinedir buradaki tüm gönderme. I'm Here, bize yansıyan tarafıyla çok sempatik bir aşk hikayesi olsa da, eldekiyle yetinmeyi bilen, yapması gereken fedakarlıklardan kaçınmayan, manevi boyutta düşünen robot portresi ile 30 dakika içinde tüm insanlığa mekanik bir darbe indiriyor.

Sheldon'ı canlandıran Andrew Garfield'ı es geçmeden söyleyelim; özellikle sesini ve vurgularını çok başarılı şekilde kullanmış ve o utangaç, sempatik robotu ortaya çıkarmış. Bugüne değin izlediğim en karakterli robotlardan biriydi.


eng
Retro robots in the future, same as here and now, but robots stomp about. A quiet, lonesome, librarian robot fixates on a sleeker fem-bot with some questionable robot friends, enters into a one-sided relationship, gives too much, the end. It's the kind of film that doesn't matter, it's slight, it's light, it's quite simple. But give it the half hour it asks, invest a bit of time and let it flow past you, and it's a sweet slice of everyday life. The ups and downs and all the angles of relationships. Filmed in a washed-out sunny California vibe, it's not a technical effort, but it does have an extended pop video feel. Subtle animation give life to the robots, and for all the lack of reality, the characters are believable, and sympathetic.

online izle -/- watch online:

http://goo.by/wrsNZc



without hard-coded turkish sub

http://youtu.be/6OY1EXZt4ok

Direniş: Water Cannon Man



Güney Kore'de 2005 yılında APEC yani Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütünün toplantısı protesto etmek isteyen bir grup işçinin, domuzlar tarafından dağıtılmak istenilmesi üzere çıkan olaylarda, üzerlerine sıkılan suya karşılık hiç şeklini bozmadan karşı koyan bir direnişçi POTRESİ. Fotoğraflar herşeyi anlatıyor. YORUM YOK.

http://en.wikinews.org/wiki/20,000_South_Koreans_take_to_the_streets_to_protest_APEC

eng
This image was taken in South Korea during the APEC protests in 2005, when thousands of union workers tried to storm a meeting of the Pacific Rim leaders to protest a bill that opened their rice markets to foreign powers.And before you go writing this man off as an isolated event -- some sort of temporary avatar of badass on Earth, acting alone and against all odds like the Korean John McClane -- you should probably watch the rest of the video:



water cannon man 1:52'de görülebilir.

Win Win (2011)



Thomas McCarthy, USA, Engilish, 106 min

http://www.imdb.com/title/tt1606392/
http://www.rottentomatoes.com/m/win_win_2011/
http://www.allrovi.com/movies/movie/win-win-v531870
http://en.wikipedia.org/wiki/Win_Win_%28film%29

tr
Win Win, bir amerikan rüyasının kara komedisi. Yaşadıkları dünya da, sadece para için var olunduğunu gösteren bir komedi. Bir anne para için çocuğundan vazgeçebilir olması ya da bir avukat para için yaşlı bir adamı kullanmaya çalışmasını ve bunların hepsi de sadece "iyilik" için denilen basitliği gösteren bir aile drama-komedisi.

Yukarıda yazdıklarım madalyonun diğer bir yüzü. Ama filme bakacak olursak, çok naif bir anlatım dili ve oyunculuklar sahiptir ki bu yönüyle de kolay içime sahip limonlu biralara benziyor. Tadı farklı ama sonuç aynı. Filmin içindeki karakterleri de seviyoruz içten içe. Onlarda bizden biri gibi. Ama bir yandan da yabancıdırlar. Bir çocuğun güreşle çıkmazdan çıkma uğraşını izleriz fakat çabaladıkça daha da derinleştiğini görürüz sorunların.

Win Win 2011 yılının iyi bağımsızlarından. Bir göz atmaya değer.

not: filmin sonundaki parça ise mükemmel yani
The National - Think You Can Wait


eng
Paul Giamatti headlines writer/director Tom McCarthy's comedy drama centering on a beleaguered attorney and part-time wrestling coach who schemes to keep his practice from going under by acting as the legal caretaker of an elderly client. Mike Flaherty (Giamatti) thinks he has discovered the perfect loophole to keep his practice in business. But his brilliant plan hits an unexpected hitch when his client's troubled grandson shows up looking for a place to stay. With his home life in turmoil and both of his careers in jeopardy, Mike quickly realizes that he'll have to get creative in order to find a way out of his current predicament.

fragman -/- trailer:


online izle -/- watch online:

http://goo.by/wYKTMj
http://goo.by/w61osj
http://goo.by/wgkIRZ
http://goo.by/w09Zko
http://goo.by/wnXSm1

indir -/- download:

Win.Win.2011.BRRip.XviD-BiDA - Contains one-link-to-download / tek link
Release Name: Win.Win.2011.BRRip.XviD-BiDA
Size: 700 MB
Video: XViD | 720×400 | 800 Kbps
Audio: English | MP3 | 128 Kbps
Runtime: 1h 44 min


http://pastebin.com/UPqgbYVc


Win.Win.2011.BRRip.XviD.AC3-IMAGiNE
Release Name: Win.Win.2011.BRRIP.XViD-IMAGiNE
Size: 1.38 GB
Video: XViD | 720 x 384 | 1 393 Kbps
Audio: English | AC-3 | 448 Kbps
Runtime: 1h 44 min


http://pastebin.com/A1ySxVCF

torrent:

Win Win 2011 BRRIP XViD-IMAGiNE

http://thepiratebay.org/torrent/6586995/Win_Win_2011_BRRIP_XViD-IMAGiNE

Win.Win.2011.BluRay.720p.DTS.x264-CHD

http://thepiratebay.org/torrent/6586272/Win.Win.2011.BluRay.720p.DTS.x264-CHD

Win.Win.2011.720p.BRRiP.XViD.AC3-FLAWL3SS

http://isohunt.com/torrent_details/326762541/Win+Win?tab=summary

Win.Win.LIMITED.BDRip.XviD-TARGET

http://isohunt.com/torrent_details/326787577/Win+Win?tab=summary

altyazı -/- subtitles:

http://divxplanet.com/sub/m/27801/Win-Win.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/1606392/win-win.html

http://www.podnapisi.net/index.php/ppodnapisi/search?tbsl=1&sJ=2&sY=&submit=Search&sK=Win%20Win

Funkadelic - Maggot Brain (1971)




Funkadelic - Maggot Brain (album version)



Funkadelic - Maggot Brain (live)



http://www.allmusic.com/album/r7885


Kendileriyle tanışmam ve sevmem yaklaşık 1 ay olmuştur. Sonra sevmekten vazgeçip tapmaya başladım adamlara. Özellikle grubun ilk albumundeki mükkemel gitar maggot brain'e. Gitar ağlamaya başlıyor şarkıda. Bildiğin göz yaşlarını görüyorsun. Sonra içinde saklanmış bir hüzün bulutu hafızana anıları yağdırıyor. Sevdiklerini hatırlıyorsun. Sonra gözlerin dalıyor yaşlanıyor. Duruyorsun. Öylesine. Otobüsten camdan dışarı baka kalıyorsun. Yer yer ağaçları sayıyorsun. Bitmese diyorsun şarkı. ve grubu bağlanıyorsun bir anda. Sonra albumdeki diğer şarkıları dinliyorsun.can you get to that ve wars of armageddon parçalarını keşfediyorsun. ayrılamıyorsun albumden. iş bitsinde eve dönerken dinleyim diye can atıyorsun. öyle bir album işte. Herkese tavsiye ederim.

grup hakkında genel bir bilgi verecek olursak;

george clinton ın önayak oldugu ve 10 larca zamane müzisyenini bünyesinde barındıran oluşum. 70lerde başlayan çalışmaları 80 lerin başında son bulmakla beraber , sayıları 50 kişiye yaklaşan bu güruh bir kaç eksik-fazlayla beraber parliament adıyla da müzik yapmışlardır.



Funkadelic - Maggot Brain (1971) (320kbps)

http://pastebin.com/Aya5Czhw

Funkadelic-The_Best_Of-Standing_On_The_Verge-2009-r35






ARTIST: Funkadelic
TITLE: The Best Of - Standing On The Verge
LABEL: Westbound Records
GENRE: Funk
BITRATE: LAME v3.97 VBR V2
SOURCE: CD
SIZE: 97,6 MB
STORE DATE: 2009


Track List:


01. Cosmic Slop 3:27
02. Standing On The Verge Of Getting It On 3:20
03. You Can't Miss What You Can't Measure 3:05
04. One Nation Under A Groove Pr 1 4:13
05. Better By The Pound 2:43
06. Sexy Ways 2:54
07. Loose Booty 3:15
08. (Not Just) Knee Deep Pr 1 4:30
09. A Joyful Process 3:28
10. Whatever Makes My Baby Feel Good 2:44
11. Can You Get To That 2:53
12. Maggot Brain 10:19
13. I Wanna Know If It's Good To You 2:54
14. I'll Bet You 4:00
15. Hit It And Quit It 2:49
16. Red Hot Mama 3:26
17. I Got A Thing, You Got A Thing, Everybody Got A Thing 3:02
18. Comin' Round The Mountain 5:51
19. Let's Take It To The Stage 3:23
20. Undisco Kidd 4:17

http://pastebin.com/0bWsCJhH

Darkman (1990)

hakkında -/- info:

Sam Raimi, USA, Engilish, 96 min

http://www.imdb.com/title/tt0099365/

http://en.wikipedia.org/wiki/Darkman
http://www.rottentomatoes.com/m/darkman/
http://www.allrovi.com/movies/movie/darkman-v12399

tr
Sam Raimi'den başka bir kült film daha. Darkman yani karanlık adam, süper kahraman türünde, türünün iyi bir örneği. Bence ilk düzgün örneği. Kahramanın diğer süperkahraman türleri gibi yani normal insandan, süperkahramana dönüşme süreçinde yaşadıkları ve içinde bulunduğu piskolojik durumu, filmde çok iyi yansıtılmış. Kanımca bu filmden taa 18 yıl sonra, yani Dark Knight'a kadar türün böyle bir örneği çıkmamıştır. Filmdeki süperkahramnımız Darkman, yarı batman yarı the shadow karışımı bir kahraman. Film içindeki kötü adamla darkman dialogları da, batman ve joker dialoglarını andırır. Üstelik karakter biçimi olarak da batman'in dostu sonra düşmanı olan yarılı yüze benzemektedir.

Darkman tamamen Sam Raimi'nin kendi ürettiği bir süper kahraman. Batman ve Shadowdan esinlenerek, kendi kendine oluşturmuş; filmin genel başarısından sonra devam filmleri ve çizgi romanları yapılmıştır. (wikipedia'dan gerisini okuyabilirsiniz)

Filme gelecek olursak filmde darkman ne iyi ve ne de kötüdür. Yaşadıkları ve içinde bulunduğu durum ile karakteri elephant man filmindeki John Merrick karakterine benzetebiliriz. İnsanlardan korkan, dış görünüşü yüzünden kendisine öfke duyan ve utangaçlık duygusu içinde asosylleşen bir kahraman. ama elinde süper kahraman olmanın bir yetisi olan şekil değiştirme yeteneğiyle, kendinden başka bir karaktere girebilmektedir. Buda karakterde şizofreni özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu filmin sonunda daha açık gözükür.

Film genel anlamda çok beğendiğimi söyleyebilirim. Süper kahraman filmlerinden hoşlananlar için ya da dark knight filmini sevenler için kaçırılmayacak bir pasta. Eksikliği ise Aksiyon sahnelerinin amatörlüğü. bu da filmin kötü yanlarından. Görmezlikten gelinip izlenmesi gereken bir film.

eng
Neglecting Julie (Frances McDormand), his lawyer lady friend, Dr. Peyton Westlake (Liam Neeson) works feverishly to perfect his latest invention -- artificial skin that could be used to treat burn victims. Peyton himself falls victim to an explosion when one of Julie's crooked clients sends his henchmen to sniff out an incriminating document that's been left in Westlake's lab. Hideously disfigured and left for dead, the good doctor receives an experimental medical treatment that renders him super-strong, impervious to pain and prone to heightened fits of rage. Rebuilding his lab into an underground hideout, Westlake begins using his synthetic skin to impersonate various characters and engineer his revenge against those who destroyed his life. Reconnecting with Julie, however, becomes the unsightly vigilante's biggest challenge.

fragman -/- trailer:



online izle -/- watch online:

http://goo.by/wTQzFP
http://goo.by/wPJTp7
http://goo.by/wZsInw

indir -/- download:

Darkman (1990) iNTERNAL DVDRip XviD - iLS

http://pastebin.com/hEyQXrEu

Darkman.1990.576p.BDRip.AC3.x264-ShitBusters

http://pastebin.com/Tikmuzqv

torrent:

Darkman 1990 BluRay 720p DTS x264-CHD

http://www.limetorrents.com/Darkman-1990-BluRay-720p-DTS-x264-CHD-torrent-565741.html

Darkman 1990 BRRip H264 AAC - IceBane (Kingdom Release)

http://isohunt.com/torrent_details/196494077/Darkman?tab=summary

Darkman (1990)

http://thepiratebay.org/torrent/4169735/Darkman_%281990%29_%28Liam_Neeson__Frances_McDormand%29

altyazı -/- subtitles:

http://divxplanet.com/sub/m/2158/Darkman.html

http://www.turkcealtyazi.org/mov/0099365/darkman.html
http://www.opensubtitles.org/en/search/sublanguageid-eng/imdbid-0099365

Halloween Haftasında Üç Film Birden


Hıristiyan alemi ve bazı yoldan çıkmış toplulukların kutladığı, halloween haftasına girmiş bulunmaktayız. (Helloween ile karıştırmayın lan. O grup olan.) Yok cadıymış, yok kara büyümüş diye beyinleri yıkanan bu insanları kınamakla beraber vakti zamanında yaşlı kadınları yakmışlardı bunlar. Şeker mi korku mu ne lan. Balkabağı katliamına son!!!...._????@@@ Küçücük çocukların beyinlerini yıkıyorlar bu cehennem iblisleri. Zaten kendilerine yakışan bayramı bulmuşlar satanist kedi kesenler. Hiç kurban bayramı öyle mi? Müslümanlar olarak gene doğruyu gördüğümüz için çok mutluyum. Ne kadar iyi insanlarız bi yaa, ne mutlu türküm diyene.

Hemen ilk iş kostümü giyerek paylaşımıma başlıyorum, korkudan altına sıçan;

Suspiria (1977)



hakkında -/- info:

Dario Argento, Italy, Italian,Russian, English, German,Latin, 98 min

http://www.imdb.com/title/tt0076786/
http://www.rottentomatoes.com/m/1020662-suspiria/
http://en.wikipedia.org/wiki/Suspiria
http://www.criticker.com/film/Suspiria/

tr
Uzun zamandır izleme listemde bekleyen bir filmi niyahet cadılar bayramı nedeniyle izleme fırsatı buldum. Gerçeği söylemem gerekirse beni hiç korkutmadı.(Egoma bak yaa. Karşınızda erkek var. Öptüm kendi egomu) Zaten berbat inglizce dublaj nedeniyle filmden soğuyor insan bir anlamda. Ama dönemine göre baya yenilikçi ve güzel bir film. Mantık hatalarının çokluğu da var birde. Neyse korku filmi sevenlerinin kaçırmaması gereken bir film. Bu arada zaten ben korku filmi sevmem. Ama yönetmenin ve görüntü yönetmenin hakkını vermek lazım. Görsel olarak çok güzel. İlk on dakikası filmin tamamına değer nitelikte.

eng
A candy-colored nightmare from Italian terror maestro Dario Argento, Suspiria weaves a menacing tale of witchcraft as a fairy tale gone horribly awry. From the moment she arrives in Freiberg, Germany, to attend the prestigious Tans Academy, American ballet-dancer Suzy Banyon (Jessica Harper) senses that something horribly evil lurks within the walls of the age-old institution. Ill at ease as the result of her fellow student's peculiar behavior and increasingly terrified following a series of gruesome and spectacular murders, Suzy slowly begins to unravel the dark history of the academy. Convinced that the occult roots of the school and the horrific tale of its founding mother may hold an unthinkable secret, she begins a hallucinatory journey into the black heart of one of the most powerful witches ever known to exist. As Suzy edges ever closer to a secret that may hold the answers to all of her nightmares, the coven's grip on her soul begins to tighten until there is seemingly no escape. Will Suzy solve the mystery of the cursed academy before the fearsome Black Queen consumes her, or will she finally reveal the secret that has forever haunted the lavish corridors of the academy and bring an end to the Black Queen's terrifying reign?

fragman -/- trailer:



online izle -/- watch online:

http://goo.by/w9Cw62
http://goo.by/wWnBj4

indir -/- download:

Suspiria.1977.DVDRip.XviD-UnSeeN

http://pastebin.com/mxcXejE8

torrent:

Suspiria (1977) BRRip 720p x264 AAC-Ameet6233

http://thepiratebay.org/torrent/6379218/Suspiria_%281977%29_BRRip_720p_x264_AAC-Ameet6233

Suspiria.1977.DVDRip.XviD-UnSeeN

http://www.torrentportal.com/details/3578571/Suspiria.1977.DVDRip.XviD-UnSeeN.html

altyazı -/- subtitles:

http://divxplanet.com/sub/m/462/Suspiria.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/0076786/suspiria.html
http://www.opensubtitles.org/tr/search/sublanguageid-eng/imdbid-0076786

The Evil Dead (1981)


hakkında -/- info:

Sam Raimi, USA, English, 85 min

http://www.imdb.com/title/tt0083907/
http://www.rottentomatoes.com/m/the-evil-dead/
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Evil_Dead

tr
Gene uzun zamandır izleme listemde olan bir film daha. Aslında bu kadar zamandır neden beklediğimi bende anlamadım. Filme gelecek olursak, klasik amerikan korku filmlerinde olan tatil ya da eğlenme amaçlı yola çıkan genç bir grubun, kızlı erkekli olması şarttır bunun, şehirin güvenli duvarlarından çıkıp köy dünyasına girmesiyle başlayan(her amerikan korku filminde klasiktir bu dekor) doğada eski bir tahtadan ev ya da ucsuz bucaksız bir otobanda tek başına duran benzin istasyonu ki buralarda hiç yabancılar sevilmez; oralara gidip, ne bok arıyorlarsa oralarda, köylü (redneck) ya da canavarlar tarafından kesilip biçildiği filmlerdir. Hiç değişmez. Köylülülerin tipi aynıdır hep. Kirli, terbiyesiz, garip garip bakan, dişleride hep şekilsizdir bu filmlerde. Adamlar doğuştan kaybeden zaten. Normalde görsen korkarsın zaten bu tipleri geri dönersin evine.

Bu filmde bu klişelerden; dağda kapıları yağlanmamış ve habire bir yerlerinden ses gelen bir dağ eviyle karşı karşıyayız. Filmin girişinde gene aptal iki köylü amerikaylıyla karşılıyorsak bile, hiç konuşmadan yanlarından geçiyoruz. Anlıyoruz ki bu film şeytanlı cadılı, kötü ruhlu bir film olacak. Aslında film, daha başarılı diğerlerine göre. Yer yer komik öğeler barındırıyor içinde. Ben filmde korkmaktan çok komedi yönü hoşuma gitti. Aslında yönetmen ilk filmi korku çekmeye çalışıp komedili bir şey olunca ikincisini de komedili bir korku çekmeye karar vermiş. İzlenilip zaman geçirilecek bir film. Diğer klişe korku filmleriyle isteyerek mi istemeyerek mi alay edilme yönü de var. Bilmiyorum. Korku filmi sevenler izlemişlerdir aslında. İzlemeyenler için bu hafta izlenmesi gereken bir film.

eng
Five friends go up to a cabin in the woods where they find unspeakable evil lurking in the forest. They find the Necronomicon and the taped translation of the text. Once the tape is played, the evil is released. One by one, the teens are possessed. With only one remaining, it is up to him to survive the night and battle the evil dead.

fragman -/- trailer:



online izle -/- watch online:

http://goo.by/wRTytg
http://goo.by/wbG6SB

indir -/- download:

The.Evil.Dead.1981.DVDRip.XviD.iNTERNAL-iNSPiRE

http://pastebin.com/mihJe2eD

The.Evil.Dead.1981.576p.BDRip.AC3.x264-ShitBusters

http://pastebin.com/Csmd0wEu

The.Evil.Dead.1981.720p.BRRip.XviD-SHiRK

http://pastebin.com/dB1dfbUV

torrent:

The Evil Dead (1981){BrRip.x264}1337xblackjesus

http://thepiratebay.org/torrent/5907488/The_Evil_Dead_(1981)_BrRip.x264_1337xblackjesus

The Evil Dead KLAXXON

http://isohunt.com/torrent_details/69301573/The+Evil+Dead?tab=summary

altyazı -/- subtitles:

http://divxplanet.com/sub/m/1950/The-Evil-Dead.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/0083907/the-evil-dead.html
http://www.opensubtitles.org/en/search/sublanguageid-eng/imdbid-0083907


Evil Dead II (1987)


hakkında -/- info:

Sam Raimi, USA, Engilish, 84min

http://www.imdb.com/title/tt0092991/
http://www.rottentomatoes.com/m/evil-dead-2/
http://en.wikipedia.org/wiki/Evil_Dead_II

tr

Üçlemenin ikinci filmi olan the evil dead 2, yönetmenin bence kendini bulduğu film. Korku ve komedi öğelerini iç içe geçirerek çok güzel bir film çekmiş. Gene kendinden önce çekilmiş kendi türünün diğer filmlerinede gönderme de bulunuyor. Üstelik bu filmde klişelere uygun olarak redneck yani köylü amerikalı rolüne daha fazla yer veriyor. Zaten ilk ölenlerden de ikisi oluyor. Bence bu hafta içinde izlediğim en iyisi buydu diyebilirim. Ve bu üç filmi de benim gibi kenarda bekletip izlemeyenler için bu hafta tam eritmek için birebir.

eng
A young man, named Ash, takes his girlfriend Linda to a secluded cabin in the woods where he plays back a professor's tape recorded recitation of passages from the Book of the Dead. The spell calls up an evil force from the woods which turns Linda into a monstrous Deadite, and threatens to do the same to Ash. When the professor's daughter and her entourage show up at the cabin, the night turns into a non-stop, grotesquely comic battle with chainsaw and shotgun on one side, demon horde and flying eyeball on the other.

fragman -/- trailer:



online izle -/- watch online:

http://goo.by/wYsONo
http://goo.by/wF5dQy

indir -/- download:

Evil.Dead.II.1987.720p.BRRip.XviD-SHiRK
Evil.Dead.II.1987.720p.BRRip.XviD-SHiRK
| |-- IMDB: - 7.9/10
| |-- Source: *.1080p.BluRay.DTS.x264-HDV
| |-- Encode: 1280x688 XviD 3252kbps / 5.1 AC3 640kbps
| |-- Total: 1hr 24mn / 2.30 GB
| `-- Subs: English, Dutch, German, Modern Greek, Spanish, Swedish
http://pastebin.com/ktwfC0fg

Evil.Dead.II.1987.DVDRip.XviD.iNTERNAL-iNSPiRE

http://pastebin.com/7UWrNgrQ

Evil.Dead.II.1987.480p.Blu-ray.x264.AAC-CHD

http://pastebin.com/BwmWBad9

torrent:

Evil Dead II (1987){BrRip.x264}1337xblackjesus

http://thepiratebay.org/torrent/5913441/Evil_Dead_II_(1987)_BrRip.x264_1337xblackjesus

http://scrapetorrent.com/Search/index.php?sort=seed&fz=&rd=&cat=x&search=Evil%20Dead%20II

altyazı -/- subtitles:

http://www.turkcealtyazi.org/mov/0092991/evil-dead-ii.html
http://divxplanet.com/sub/m/1784/Evil-Dead-II.html
http://www.opensubtitles.org/en/search/sublanguageid-eng/imdbid-0092991

The Ledge (2011)



hakkında -/- info:
Matthew Chapman, USA, english, 2011, 101 min.

http://www.imdb.com/title/tt1535970/
http://www.rottentomatoes.com/m/the_ledge/
http://en.wikipedia.org/wiki/The_Ledge_%28film%29
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=the%20ledge
http://dvdmovieworld.blogspot.com/2011/10/ledge-2011.html

Başrollerini Liv Tyler, Patrick Wilson, Charlie Hunnam ve Terrence Howard'ın paylaştığı 2011 yapımı bir film The Ledge. Dini konular ve bununla bağlantılı toplumsal ahlak ile ilgili tartışmalar üzerinde duran bir gerilim filmi. İnsanlara, “Mümkün olsa, hayatını başka bir yaşamla değiştirir miydin?" sorusunu sordurtacak olan filmde, istendiğinde ölümcül bir savaşa dönüşebilen düşüncelerin, yüksek bir binanın uç kısmına nasıl varabileceği en başından başlayarak yalın bir anlatımla seyirciye aktarılıyor.

The Ledge has been called the Brokeback Mountain for atheists, but that's not exactly true. Although there is a conflict between faith and reason, the film is a human drama revolving around tragic stories. Sure, it should be appreciated to offer an intelligent, and arguably likable (and talkative) atheist main character (and it doesn't cheat the viewer on this one) but the film never goes to deep, only presents the common arguments. So some arguments from the atheist side are a bit cliche and their only purpose is to serve the schematic writing. Not only dialogues, such as tender gay housemate of the main character is a stereotypical, and it's there for the homophobic neighbour. Luckily, some humor and small touches do the job well. A fundamentalist as an antagonist makes both main characters too much black and white and makes the plot unrealistic. However the film tells that atheist or not, we all are the victims of our miserable lives and even a non-believer can save the day!

fragman -/- trailer:
http://youtu.be/IZFX7C1a94U

online izle -/- watch online:
http://www.videozer.com/embed/Cv7JXwOp

indir -/- download:
The.Ledge.LIMITED.BDRip.XviD-NeDiVx

http://www.fileserve.com/file/62BnkHr/The.Ledge.LIMITED.BDRip.XviD-NeDiVx.avi
--- yada -/- or ---
http://www.uloz.to/10444048/the-ledge-limited-bdrip-xvid-nedivx-avi

torrent:
The.Ledge.LIMITED.BDRip.XviD-NeDiVx

http://bit.ly/pXaxzU
The Ledge 2011 DVDRip XviD-ViP3R
http://bit.ly/oeDGWL
torrents.to arama sonuçları (torrents.to search results)
http://bit.ly/qR7fkK

ed2k:
http://bit.ly/mWIlXU

altyazı -/- subtitles:
http://divxplanet.com/sub/m/31014/The-Ledge.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/1535970/the-ledge.html
http://www.opensubtitles.org/tr/search/sublanguageid-all/idmovie-69024

More - Mark Osborne

More - Mark Osborne from Paxton Hansard on Vimeo.


hakkında -/- info:
http://vimeo.com/988244

The Academy-Award® nominated animated short-film tells the story of a lonely inventor, whose colorless existence is brightened only by dreams of the carefree bliss of his youth. By day, he is trapped in a dehumanizing job in a joyless world. But by night, he tinkers away on a visionary invention, desperate to translate his inspiration into something meaningful. When his invention is complete, it will change the way people see the world. But he will find that success comes at a high price, as it changes himself, as well.

One Point O (2004)



hakkında -/- info:
Jeff Renfroe, Marteinn Thorsson, USA, Romania, Iceland, English, 92 min
http://www.imdb.com/title/tt0317042/
http://en.wikipedia.org/wiki/Paranoia_1.0
http://www.rottentomatoes.com/m/one-point-o-10/
http://www.filmthreat.com/reviews/5458/
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=one+point+o
http://www.sinemalar.com/film/54785/bir-nokta-sifir

Çok uzak olmayan bir gelecekte geçen, Kafka tarzında bir kâbus olan BİR NOKTA SIFIR gayet stilize bir görsellikle entelektüel açıdan düşündürücü bir anlatımı birleştirmeyi başaran ender filmlerden… Rutubetli, yüksek tavanlı eski dairesinden neredeyse hiç çıkmayan, içine kapanık bir bilgisayar programcısı olan Simon J, bir sabah dairesinde sade kahverengi bir paket bulur. Paketi açar ama içinde hiçbir şey yoktur. Apartmanını güvenli hale getirme çabalarına rağmen, gizemli paketler ortaya çıkmaya devam eder. Güvenlik kameraları her hareketini takip ederken, Simon binasında oturanlar konusunda gittikçe daha paranoyak ve şüpheci bir tavır alır: Sesini Simon'unkine benzettiği androidin yüzünü mükemmelleştirmeye çalışan yaşlı Derrick, güvenlik kameralarıyla kiracılarını seyrettiği güvenlik merkezinden hiç çıkmayan ev sahibi, fantezi ile gerçekliğin birbirine karıştığı bir bilgisayar oyunu oynayan bol kaslı bir komşu, ve gizli bir yaşamı olduğu ortaya çıkan bıkkın hemşire Trish. Bunlardan biri öldüğünde, Simon iyice köşeye sıkışır: halüsinasyonlar ve canının devamlı süt istemesi başına bela olmuştur. Çılgın gibi, hayatını ele geçiren gizemli güçler konusunda cevaplar aramaya başlar…

After receiving mysterious empty packages inside his apartment, a young computer-programmer (named Simon) begins a personal investigation into their origins. This leads him to discover his odd and eccentric neighbors; an artificially intelligent robot-head, named Adam; a virtual-reality sex game; and a possible corporate conspiracy. As the story progresses, Simon's grip on reality becomes more and more tenuous, while his craving for Nature Fresh milk becomes almost unbearable. Is it all just in his mind, or is something more sinister happening here?

fragman -/- trailer:
http://goo.by/wQWMsE

online izle -/- watch online:
http://goo.by/w6PkS5

indir -/- download:
One Point O 2004 DVDRip MKV (300MB)
http://goo.gl/3lzpK
One.Point.O.2004.LiMiTED.DVDRip.XviD-DDX
http://goo.gl/DIxlc
One Point O (2004) DvdRip
http://rapidshare.com/files/19967944/O14e25P36o45O.Def.part1.rar
http://rapidshare.com/files/19968089/O14e25P36o45O.Def.part2.rar
http://rapidshare.com/files/19968251/O14e25P36o45O.Def.part3.rar
http://rapidshare.com/files/19968404/O14e25P36o45O.Def.part4.rar
http://rapidshare.com/files/19968539/O14e25P36o45O.Def.part5.rar
http://rapidshare.com/files/19968696/O14e25P36o45O.Def.part6.rar
http://rapidshare.com/files/19968919/O14e25P36o45O.Def.part7.rar
http://rapidshare.com/files/19968960/O14e25P36o45O.Def.part8.rar
One.Point.O.2004.LiMiTED.DVDRip.XviD-DDX
http://rapidshare.com/files/97138413/O-nttwt-PO.part1.rar
http://rapidshare.com/files/97242986/O-nttwt-PO.part2.rar
http://rapidshare.com/files/97197266/O-nttwt-PO.part3.rar
http://rapidshare.com/files/97242999/O-nttwt-PO.part4.rar
http://rapidshare.com/files/97243056/O-nttwt-PO.part5.rar
http://rapidshare.com/files/97242112/O-nttwt-PO.part6.rar
http://rapidshare.com/files/97242084/O-nttwt-PO.part7.rar
http://rapidshare.com/files/97241156/O-nttwt-PO.part8.rar

torrent:
One.Point.O.2004.LiMiTED.DVDRip.XviD-DDX
http://goo.gl/x2NT7
torrents.to arama sonuçları (torrents.to search results)
http://goo.gl/bDpKG

altyazı -/- subtitles:
http://www.turkcealtyazi.org/sub/28000/one-point-o.html
http://divxplanet.com/sub/s/12064/One-Point-O.html

Zeki Müren ya da Türk Milleti (amk)



Geçen bir yerde gördüm. Ünlü bir oyuncu söyleşi de bulunmuş. Birden bire,

“Ben Türkiye’yi Zeki Müren’e çok benzetiyorum. Her şey ya
lan dolan üstüne kurulmuştur, her şey ikiyüzlüdür. Bugüne kadar kimse Zeki Müren’in homoseksüel olduğunu söylemediği gibi, Zeki Müren’in kendisi de söylememiştir. Zeki Müren röportajlarında demiştir ki, ‘Ben binlerce kadınla birlikte oldum’ ve herkes de bunu böyle yazar. Türkiye Zeki Müren’dir çünkü.”




Hemen kopipest yaptım. Kendisi de Haluk Bilginermiş. Masumiyet filminden kendisini severim.

Diyeceklerime başlamadan önce, Türkiye ve burada yaşayan halkların hepsinin amına koyayım öncelikle. Bu ülkede halklar filan kardeş değildir. İki yüzlülüğün başlangıcı burdandır zaten. Osmanlıdan beri de kardeş değillerdi. Hepsi bildiğin korkaklardır. Birbirini sevmeyen iki ayrı tiptirler. Bunları bir biri içinde tutanda iki yüzlülükleridir. Osmanlıyı seven bir milletle karşı karşıyayız üstelik. Vakti zamanında okuma oranı %2 olan bir ülkede sadece vergi veren ve ceset olarak görülen bir asker parçası başka hiç bir değer verilmeyen bir halk, iki yüzlülükle osmanlıyı sever hala. evet o zamanlarda padişahın etek kılı kadar değildiniz. Namus kavramı zihinlerinde berlin duvarı gibi duran halkımız, osmanlının esir aldığı kadınları padişahın bir seks kölesi olarak kullanmasına bile laf edemez. Normaldir bunlar. Çünkü bu ülkede hala tecavüzcüsüyle evli olan insanlar var. bir nesil bunu kabul edip büyüdü. Herşeyin olağanlaşması ve kabul görünmesi bu amına koduğumun halkının ortak özelliğidir. Hiç kimse kadın haklarından bahsetmesin. Bu ülkede yaşayan kadınlar bile ailesinden istenilmeyi bekleyip kurban pazarlığı gibi el değiştirmeyi ister. Feministlikmiş. Hepsi erkek egemen bir ülkenin aykırı amlarıdır. Zamanı gelince bir erkeğin altında olup, çocuklarını kapitalist düzenin avmlerinde gezdirirler. Hey sen, türk olarak kürtlerden nefret edersin. Ama korkaksın. Öldüremezsin. İki yüzlüsün. Kürtler de aynı boktur. Dağa çıkan bir kadın gerillanın erkek ve kadın olması bile kendi içlerinde namus kavramına takılır. Erkeğin çıkması onurluyken. kadının çıkıp geri dönmesi orospuluktur. Aşiret içinde özgür olmaya çalışan mallardır.

Bu ülkenin ve milletlerin amına koyayım tekrar. Evet dışarı çıkın işlerinize gidin ya da okulunuza. İş yerinizde nefret ettiklerinize gülümseyin. Ya da dedikodu yapın. Evet dedikodu yapın insanların arkasından. İki yüzlülük normaldir bu ülkede. Einstein dediği gibi " Sadece ahmaklar üst üste iki kez hata yapar". Evet sen nesin. Düşün. Nesin!!! Kendini yönetemeyecek kadar acizsin. Gidip oy verip kendini bir zavallı koyun gibi görürsün. Hükümeti eleştirip, futbol konuşan bir koyun. Sonra başka bir koyunda içsel çelişkilerini tatmin etmeye çalışırsın. Kızarsın ona, küfür edersin ya da kavga edersin. Çünkü içinde ezilmişlik vardır. Atamazsın. Nereye gitsen aynı ülke. Kaçamazsın. İki yüzlüsün.

O yüzden herkesin amına koyayım

Idi i smotri (1985)



hakkında -/- info:
Elem Klimov, Soviet Union, Russian, 1985, 136 min
http://www.imdb.com/title/tt0091251/
http://en.wikipedia.org/wiki/Come_and_See
http://www.rottentomatoes.com/m/1036052-come_and_see/
http://mubi.com/films/come-and-see
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=idi+i+smotri
http://filmhafizasi.com/sinema-odalari/namlunun-ucunda/come-and-see-1985/

Elem Klimov’un yönetmenliğinde, 1943 yılında Belarus’ta Naziler tarafından gerçekleştirilen vahşeti küçük bir çocuğun hikayesi üzerinden anlatan bir Sovyet filmidir. Fazla yoruma gerek kalmadan izlendiğinde isminin hakkını veren, kuzeyden gelmiş en sağlam filmlerden biridir.

A boy is unwillingly thrust into the atrocities of war in WWII Byelorussia, fighting for a hopelessly unequipped resistance movement against the ruthless German forces. Witnessing scenes of abject terror and accidentally surviving horrifying situations he loses his innocence and then his mind.

fragman -/- trailer:
http://youtu.be/L-Ro0SZf438

online izle -/- watch online:
http://vimeo.com/73141737
--- yada -/- or ---
http://bit.ly/mW4NAo (part1)
http://bit.ly/ocePe5 (part2)
TR Altazılı (with TR Subs)

indir -/- download:
http://pastebin.com/8WuucQQE
linkler dosyanın içindedir (links are in the file)

torrent:
Come.and.See.1985.RUS.DVDRip.XviD-iMBT
http://bit.ly/orHHRG
Come and See (Idi i smotri) (1985) x264 AAC Multisubs
http://bit.ly/qrzCLE
Come.And.See.1985.Limited.DVDrip.XviD-SLeTDiVX
http://bit.ly/q9uFSI
torrents.to arama sonuçları (torrents.to search results)
http://bit.ly/qLUGeY

altyazı -/- subtitles:
http://divxplanet.com/sub/m/3805/Idi-i-smotri.html
http://www.turkcealtyazi.org/mov/0091251/idi-i-smotri.html
http://www.opensubtitles.org/tr/search/sublanguageid-all/idmovie-4648